7.5 C
Kalecikkaya
27 Kasım 2022
Kalecikkaya Köyü
Köşe Yazıları

NUMAN ÇELEBİCİHAN ı anma ve KIRIM İŞGALİNİ PROTESTO ETKİNLİĞİ

Kırım Gelişim Vakfı Organizesinde 20 Şubat 2022 Pazar günü Bursa da gerçekleştirilen etkinliğe  Köylümüz Prof Dr. Enver AYDOĞAN  katılımcı oldu. Yaptığı sunumun tam metnini aşağıdan okuyabilirsiniz.

NUMAN ÇELEBİ CİHAN

HAYATI

1885 yılında Kırım’ın kuzeyinde Or bölgesinde Sonak köyünde dünyaya geldi. Babası İbrahim Çelebi, annesi Cihanşah’dır. İlk tahsilini köy okulunda, kapatılmasıyla Canköy’de Akçora Medresesine gitmiştir. Daha sonra Bahçesaray’da Zincirli Medrese’ye devam etmiştir. Tahsil ve terbiyesinde Kırım ulemasından Mustafa Efendi’nin tesiri olmuştur.

ÇOCUKLUK MERAKI

Dersler ve müzakereler ona az gelmiştir. Tercüman gazetesini ve İstanbul’dan gelen edebî eserleri de dikkatle takip etmiş, bir taraftan da Rusça öğrenmeğe çalışmıştır.

  Reşit Mehdi’nin çıkardığı “Vatan Hadimi” gazetesini okumuş, Rus inkılâpçılarının nutuklarını dinlemiş, broşürlerini takip etmiştir. Bu suretle kafası inkılâp fikirleri ile sarsılmıştır.

   Gaspıralı ve 1905 gençliğinden halkçılığı ve inkılâpçılığı, Rus ve Türk inkılâpçılarından da gizli çalışma usullerini öğrenmiştir.

EĞİTİM HAYATI

Medrese tahsili Çelebi Cihan’ın fikrî ve ruhî gelişmesine cevap vermemiştir. Akrabasından Abdülhalim Çelebi ve Ebubekir Çelebi’nin yardımları ile 1906’da İstanbul’a gelmiş ve burada, evvelâ Mercan İdadî tahsilinden sonra, ilâhiyat tahsilinde bulunmuştur. Asıl tahsili ise hukuktur. Kırım’a döndükten sonra Petrograd’a gitmiş ve psikonevroloji enstitüsüne başlamıştır.

DÜŞÜNCE DÜNYASININ ŞEKİLLENMESİ

Kırımlı bazı talebelerle ve bu arada 1906’da Cafer Kırımer ile tanışmış, Genç Türklerin Fransa’da Mısır’da çıkardıkları gazete ve diğer neşriyâtı, Türk vatanperverlerinin ve hürriyetçilerinin eserlerini arkadaşları Cafer Seydahmet, Âlim Seyt, Abdürrahim Sükuti ve Abdülhâkim Hilmi ile birlikte, gizlice okuyarak, hürriyet ve inkılâp fikirleri kuvvetlendirmiştir. Türkiye’de 1908 meşrutiyet inkılâbının getirdiği hürriyet havasından azamî istifade etmiştir.

VATAN KIRIM ÜLKÜSÜ

İnkılâp orduları İstanbul civarına geldiğinde, bazı arkadaşlarının bu orduya gönüllü yazılmak arzularını bildirmeleri üzerine O, “Burada inkılâpçılar orduya dayanıyorlar, onların muzaffer olacakları muhakkaktır. Fakat biz, bütün Türklerin asırlık hakikî düşmanları Ruslara karşı kurtuluş için çarpışacağız. Buna hazırlanmamız lâzımdır.” demişti. O, bu sözleri söylediği zaman henüz 23 yaşında idi. 30 Aralık 1324 (1908)’te Çelebi Cihan, Cafer Seydahmet, Âlim Seyt, Abdülhâkim Hilmi ve Abdürrahim Sükuti başta olmak üzere, “Kırım Talebe Cemiyeti”ni kurarak, reisliğe Çelebi Cihan’ı getirmişlerdir. Cemiyet’in amacı, Gençleri bir ideal etrafında toplamak, onu vatan ve halk için çalışmaya hazırlamak, milletlerine ve hürriyete olan imanını kuvvetlendirmekti.

KIRIM TALEBE CEMİYETİ’NİN NİZAMNAMESİ

Nizamnamede, mukaddime kısmı âdeta siyasi bir bildiri mahiyetinde olup, asıl amaçlarının Kırım’da halkın medeni ve siyasi seviyesini yükseltmek ve onun kendi mukadderatına sahip olmasını temin etmek olduğu belirtilmiştir.

VATAN CEMİYETİ

1909 sonlarına “Kırım Türklerini kendi mukadderatlarına sahip kılmak” amacı ile başta Çelebi Cihan ve Cafer Seydahmet olmak üzere Yakup Kerçi, Ahmet Şükrü ile birlikte gizli VATAN cemiyetini kurmuşlardır. Cemiyet mensupları, Kırım’da medreselerin, dinî idarenin ıslâhı ve vâkıf idaresinin ele alınması gibi konularda ve millî ruhu uyandırıcı mahiyette İstanbul’da yazdıkları beyannameleri gizli olarak Kırım’a göndermiş ve orada halk arasında yayılmasını sağlamışlardır. 1914’te Odessa’da VATAN cemiyeti şubesini kurmuşlardır.

İSMAİL GASPIRALI VE TERCÜMAN GAZETESİ

1909 yılında İstanbul’da İsmail Mirza Gaspıralı ile tanışarak, ondan ilmî çalışma yolları üzerinde tavsiyelerini almışlardır. 11 Eylül 1914’te Gaspıralı İsmail Bey’in vefatı dolayısıyla, Bahçesaray’a gelen heyetlerin Petrograd lokantasında yaptıkları toplantıda söylediği nutukta Çelebi Cihan, İsmail Bey’in fikirlerinin ruhunu inceliyor ve ilme dayanmayan her şeyin yıkılmaya mahkûm olduğunu anlatıyor ve merhumun dimağını muntazam çalışan bir fabrikaya benzetmiş, kalbini de millî sırların hazinesi olarak vasıflandırmıştır.

TERCÜMAN GAZETESİ YAZILARI

Gaspralı’nın ölümünden sonra Hasan Sabri Ayvazov’un Tercümanın yazı işleri müdürü olması Vatan Cemiyeti liderlerinin yazıları için tercüman sayfalarını kullanabilmelerini mümkün kılmıştır. Tercümanda “Altaylı” müstear ismiyle Abdülhâkim Hilmi’nin sık sık makaleleri çıktığı gibi Çelebi Cihan ve Cafer Seydahmet de savaş yılları boyunca birçok makale ve edebi yazılarını burada yayınladılar. Çelebi Cihan’ın o sıralarda Tercümanda yayınlanan makalelerinden en önemlisi “Tatar Hasta” başlığı ile çıkan makalesiydi.

DÜELLO HADİSESİ

1916’da Kırım’da Bahçesaray Belediye Başkanı Süleyman Mirza Kırımtayev ile Çelebi Cihan arasında bir düello hâdisesi meydana gelmiştir. Bu mücadele, daha ziyade gerici fikirlerin mümessilleri ile inkılâpçıların bir mücadelesi olmuştur. Kırımtayev’in müderrisliğe muhafazakâr bir molla olan Özenbaşlı Mustafa Efendi’yi getirmesi üzerine, milliyetçiler tercüman sayfalarında ve halk arasında Kırımtayev’i hedef alan ve hiç beklenmedik ölçüde geniş bir kampanya başlatılmıştır. Kırımtayev’in sansür çalışmalarına rağmen Vatan Cemiyeti sözkonusu makaleleri elle çoğaltmış, idil-ural basınında yayınlamış ve binlerce nüsha Kırım’da dağıtılmıştır.

Bütün bunlara çok öfkelenen Kırımtayev Tercüman’ın başyazarı Hasan Sabri Ayvazov’u alenen düelloya davet etmiş, ancak milliyetçilerin genç lideri Çelebi Cihan Ayvazov’u ikna ederek onun yerine düello davetini şahsen üzerine almıştır. Çelebi Cihan kararlaştırılmış olan gün ve saatte düello mahalline gittiğinde bilinmeyen bir sebepten dolayı Kırımyayev’in gelmediği görülmüştür. Kırım Tatar toplumu içinde ilk defa düşük sosyal tabakaya mensup bir genç kendisinden çekinilen yüksek rütbeli bir mirzaya meydan okumuştur.

MİLLİ ŞAHLANIŞ

Rusya’daki inkılap hareketlerinden yararlanan Kırım Türkleri, Kırım dâhilinde 1913’ten beri faaliyette bulunan gizli teşkilâtlarının çalışmaları neticesinde 25 Mart 1917’de Kırım’ın her tarafından gelen 1500 temsilci Akmescit (Simferopol) de toplandı. 50 kişiden oluşan “Kırım Müslümanları Merkez İcra Komitesi” kurulması ve başkanlığına Numan Çelebi Cihan’ın getirilmesi, Kırım’da muhtar bir idare için kurultayın toplanması, bunun için de genel seçimlere gidilmesi gibi önemli kararların alındığı bu toplantıda ayrıca başmüftülüğe Çelebi Cihan’ın getirilmesi kararlaştırılmıştır.

BAŞ MÜFTÜLÜK İCRAATLARI

Çelebi Cihan, Kırım’da baş müftülüğü esnasında dinî işleri yoluna koymaya çalışmış; müftü, hatip ve imamlar arasında ehliyeti olmayanları çıkararak millete rehberlik edebilecek bilgili kimseleri bu mevkilere tâyin etmiştir. Çelebi Cihan’ın birkaç ay zarfında, kabiliyetsiz, ehliyetsiz, bilgisiz, gerici unsurları dinî idareden temizleyerek bu mevkileri dinin ulvî maksatlarına hizmet edebilecek ehil ellere vermiştir. Bu kadar mühim bir sosyal hareketin bu kadar kısa bir zamanda başarabilmenin mümkün olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

MİLLİ TEŞKİLATLANMA

Merkez İcra Komitesi’nin faaliyetlerinin amacı, milletin birliğini ve kalkınmasını temin, millî hakları ele alma, Kırım mukadderatında siyasî tesirleri kuvvetlendirmekti. Bunu sağlamak için de en uzak ve küçük köylere kadar teşkilâta bağlanma zarureti görülmüştür. Çelebi Cihan, Seyt Celil Hattat, Ahmet Özenbaşlı ve Cafer Seydahmet bunun için bir nizamname hazırlamışlar ve Nisan 1917 sonuna kadar bu amaca ulaşılmıştır. Halkı aydınlatma maksadıyla Abdülhâkim Hilmi tarafından 20 Haziran 1917’de “Kırım Ocağı”, Hasan Sabri idaresinde 27 Haziran’da Komite’nin organı olarak “Millet Gazetesi” ve Halil Çapçakçı ve Ali Badanînski tarafından Temmuz ayında Golos Tatar-Tatar Sadası gazeteleri çıkarılmıştır.

Çelebi Cihan, bağımsız bir devlet yapılanması yolunda atılabilecek her türlü adımın sorumlusuydu. Üstelik, Cafer Seydahmet, Hasan Sabri Ayvaz, Seyit Celil Hattat, Abdülhâkim Hilmi, Cafer Ablay, Şefika Gaspıralı, İlhamiye Tuktar, Ayşe İshaki gibi iyi yetişmiş, aydın ve inançlı bir kadroya da sahipti.

  Çelebi Cihan, Kırım Başmüftüsü sıfatıyla Temmuz ayının ikinci yarısında Kazan’da toplanan “Müslüman Din Adamlarının Kongresi” (Ulema Kongresi)ne katılmış; aynı tarihlerde yine Kazan’da cereyan eden “Bütün Rusya Müslümanları’nın İkinci Kongresi” ile “Bütün Rusya Müslümanları Birinci Askerî Kongresi’nde temaslarda bulunma ve ilişkileri geliştirme fırsatını yakalamıştı.

Kerenski Hükümeti’nin Tavrida Eyâleti Komiseri Bogdanof, bu hareketleri baltalamak için, Kırım Türklerinin başı Çelebi Cihan’ı yakın takibe alarak tevkif ettirmiştir. Haberin duyulmasından sonra, Kırım’ın her yerinden Akmescit’e gelen Tatarlar Vilayet Binasının etrafını kuşatmıştı. Hükûmet’eprotestolar yağarken, Kazan’da devam etmekte olan üç kongreye mensup delegeler bu haber üzerine müşterek bir oturum yapmışlar ve ortak bir deklarasyon yayınlayarak Başbakan Kerenski’den Çelebi Cihan’ın serbest bırakılmasını, valinin azledilmesini istemişlerdi. Sonuçta, Çelebi Cihan serbest bırakılırken, Bogdanof ve yardımcısı Biyanki istifa etti.

SAVAŞA HAZIRLIK

30 Ekimde bizzat Cafer Seydahmet tarafından Kırım Erkân-ı Harbiyesi (kurmayı) kurulmuştur. Kasım başlarında Gaspıralı Ögretmen Okulu, Hüner ve Sanayi Mektebi ve Hansaray’da Millî Müze açılmıştır. Gök bayrak çekilen Hansarayında millî müzenin açılış merasiminde Çelebi Cihan söylediği nutukta özetle: “Kurultay’ı (Hansaray’ı göstererek) onun içinde bulundurmaya karar verdik. Millî gök bayrağımızı da onun üzerine dikmeğe and ettik.” “Kırım’ın mamur ve abadan, medenî ve zengin bir memleket olması için çalışmalı ve Kırım için yaşamalıdır.” “Milletimiz Kurultay’ı yalnız kendisi hüküm sürmek için açmıyor. Milletimiz âdildir.”

KURULTAY

Çelebi Cihan ve kadrosu, 1 Kasım’da Akmescit şehrinde Kırım Türkleri’nin II. Kongresi’ni toplayarak kurultay toplama kararını çıkartmışlardır. 17 Kasım 1917’de seçim yapılmış, kadınlar da seçme ve seçilme hakkı verilmiştir ki, 76 kisilik Kurultay azaları içinde kadınlar da yer almıştır. Böylece bütün Türk âleminde daha 1917’de kadınlara da seçme ve seçilme hakkım tanıyan ve onların da sosyal işlere iştirakine imkân veren Kırım Türkleri olmuştur.

MİLLİ HÜKÜMET

17 Kasımdaki genel seçimlerin ardından, 26 Kasımda Kurultay Bahçesaray’da toplanmıştır. Riyaset divanı Çelebi Cihan, Cafer Kırımer, Abdülhâkim Hilmi, Hacı Bedrettin ve Şefika Gaspıralı’dan oluşmaktadır. 26 Aralık’ta Kırım Anayasası’nın kabulü ve Kırım Halk Cumhuriyeti’nin ilânından ve de Kurultay’ın Parlamento’ya dönüştürülmesinden sonra Millî Hükûmet’in Başkanı (İdare-i Milliye Reisliği) ve Adalet Bakanı seçilmiştir.

MİLLİ HÜKÜMET ÜYELERİ

  • Hükümet Reisi ve Adliye Müdürü ; Çelebi Cihan Efendi
  • Harbiye ve Hariciye Müdürü ; Cafer Seydahmet Efendi
  • Din İşleri Müdürü ; Ahmet Şükrü Efendi
  • Maarif Müdürü ; İbrahim Özenbaşlı Efendi
  • Maliye ve Maarif Müdürü ; Seytcelil Hattat Efendi 

SAVAŞ

Kırım Tatar Millî Hükümeti askerleri ile Bolşevikler arasında çatışma haberleri gelmekteydi. Millî Hükümet’in Narodnıy Dom (Halkevi) binasını almak istemesi ve Ruslar tarafından bunun reddedilmesi üzerine Millî kuvvetler tarafından bina işgal edildi. Bu hareket Ruslarda büyük bir infiale sebep oldu. Kırım’ın dört bir yanından Rus halkı Narodnıy Dom’daki karakolların kaldırılması isteğiyle Akmescit’e akmaya başladı. Böylesine nazik bir ortamda toplanan Millî Hükümet Bakanlar Kurulu Narodnıy Dom’dan ayrılmaya karar verince Çelebi Cihan da görevinden istifa etti. Pek çok Kırım Tatar askerin şehit edildiği çatışmaların neticesinde Numan Çelebi Cihan, Bolşeviklerin Başkanı Miller tarafından tutuklanarak otomobille Sivastopol’e sevk edildi. 26 Ocak 1918’de Bolşevikler Kırım’ı tamamen işgal edildi.

ŞEHADETİ

Bahtsız Kırım’ın, tarihine lâyık bir hayat süren ve bu Türk yurdunun istiklâli için hayatının son dakikasına kadar mücadele eden Kırım Tatarlarının büyük evlâtlarından biri olan Çelebi Cihan, davası uğrunda şehit oldu.” Çelebi Cihan ile birlikte Akyar’da tam 300 tutuklu işkence gördükten sonra vahşice öldürüldü, şehit oldu. Çelebi Cihan ve dava arkadaşlarının naaşları kimse bulamasın diye Karadeniz’e atıldı. Çelebi Cihan son sözleri, “Kırım Hükümet-i Millîyyesi ve Kırımlılar mutlaka tekrar yaşayacaklardır.” oldu.

                                                                                                         Prof. Dr. Enver AYDOĞAN

                                                                                                                   20.02.2022

Related posts

Babaya Özlem

Prof. Dr. Ahmet Güngör

İnternet ten, E-Alışveriş Sitelerinde Satış Yapmak

Beytullah Metin

Ağaç Kadının Öyküsü

Aslı Nurhan Seçir

Yorum Gönder