12.6 C
Kalecikkaya
16 Mayıs 2022
Kalecikkaya Köyü
Genel Haberler

CENAZE EVİNDE YEMEK MESELESİ

Kalecikkaya Köylümüz İlahiyatçı – Eğitimci İhsan TOKGÖZ yazdı.

Cenaze ye karşı sorumluluklarımız nedir. Nasıl davranmalıyız. Neleri yapmak uygundur. 

Yemek ikramı meselesi.

 Nasıl yapılır. Rasulullahın hayatından örneklerle kaleme aldığı makalesini okuyabilirsiniz.

Ayrıca sesli olarak dinleyebilirsiniz.

TOPLUMSAL BİR SORUN: CENAZELERDE YEMEK YEDİRMEK

                  Sözlükte, “birine sabır telkin etmek” anlamındaki “taziye”, terim olarak, yakını vefat eden kimseleri sabır ve metanet göstermeye teşvik etmeyi, baş sağlığı dilemeyi, onları teselli edip acılarını paylaşmayı ifade eder.

Kur’an, ölümün de, hayat gibi bir gerçek olduğunu, insanların dünyadaki imtihanlarından birinin de ölüm ve ölüm karşısında alınan tutum, ders ve davranış olduğunu söyler. ve bu tür musibetler karşısında sabredenlere müjdeler verir. (Bakara suresi ayet 154, 155 ve 156)

Kur’an’ı  bize, yaşadığı hayat ile tefsir eden, “en güzel rol model ( üsvetün hasene)” olan Allah resülü (as), Abdullah b. Mesud’un rivayet ettiği bir hadiste: ”Başına bir musibet gelene taziye ziyaretinde bulunan kimseye musibete uğrayanın sevabı kadar sevap verilir.” Buyurmuştur  (İbn-i Mace / Tirmizi).

Yine amansız bir hastalığa yakalanan ölüm döşeğindeki torununun  durumundan dolayı büyük acı çeken kızı Zeynep’e: “Veren de , alan da Allah’tır, O’nun katında her şeyin bir vakti vardır.” şeklindeki tesellisi sonraki dönemlerde Müslümanlar arasında yaygınlaşan taziye sözlerine örnek teşkil etmiş, ilham vermiştir:

*İn’il Hukmü illa lillah”(Hüküm yalnız Allah’ındır.) (Yusuf/40)

*İnna lillah ve inna ileyhi raciun”(Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz.) (Bakara/156)

*Küllü nefsin zaikatül mevt”(Her nefis ölümü tadacaktır.)(Ankebut/57)

*Allah rahmet eylesin…

*Ruhu şad olsun…

*Allah taksiratını affetsin…

* Başınız sağ olsun…

*Allah sabr-ı cemil ihsan etsin…

*Mekanı cennet olsun…

*Allah geride kalanlara sağlık, sıhhat ve hayırlı uzun ömürler ihsan etsin…

(Bu arada ölen bir müslümanın arkasından ”Toprağı bol olsun” denmez, denmemelidir. Bu bizim kültürümüzde  gayr-ı müslümler için kullanılır.)

Müslümanlar akraba, komşu ve tanıdıklarından birinin yakını vefat ettiğinde cenaze namazına katılmayı hem dini, hem insani bir görev bilir. Defin işlemlerinin ardından genellikle cenaze evine veya taziye için belirlenmiş başka bir yere gidilerek ölenin yakınlarına taziyede bulunulur. Ölü evi ziyaretçilere yetmediği takdirde komşular evlerini taziyeye gelenlere açarlar. Bazı yörelerde belediyeler, muhtarlıklar ve köy/mahalle  dernekleri öncülüğünde taziye çadırları kurulur.Bu taziyelerde pek anlamları üzerinde durulmasa da Kur’an’dan ayetler okunur. Cenaze yakınlarına taziyeler iletilir, sabırlar dilenir.

Buraya kadar anlattıklarımız olması gereken, hayatın tabii akışı içinde İslami ve insani durumlardır. Fakat bu tabii akışı bozan, kantarın topuzunun kaçtığı durumlarda vardır. Cenaze evindeki gereksiz konuşmalar, şakalaşmalar, gülüşmeler kantarın topuzunun kaçmasına örnek verilebilir.

Cenaze sahiplerini sıkıntıya sokan, maddi/manevi anlamda zarar uğratan en önemli husus şüphesiz “CENAZE EVİNDE YEMEK YEDİRMEK” meselesidir. Bir haber sitesinde okumuştum:    “Diyarbakır’da, maddi durumu iyi olmayan cenaze sahiplerinin taziye evlerinde yemek vermek için bankadan kredi çekmek zorunda kalmasının önüne geçilmesi amacıyla uygulama başlatıldı.Kentin müftüsü de: ”Taziye evinde yemek verilmesi dinen caiz değildir.” şeklinde açıklama yaptı.”

Düşünün, bir yakınınız öldü. Üzüntülüsünüz, yasınız var. Ama toplumsal baskı ile birlikte yerleşik bir BİDAT haline gelmiş “CENAZEYE GELENLERE YEMEK YEDİRME AMELİYESİ” sizi kara kara düşündürüyor. Hatta yukarda ki haberde olduğu gibi bankadan kredi çekmeye kadar işi götürüyor. Malesef bu durum coğrafyamızın her tarafında değişik tonlarda yerleşik bir bidat haline gelmiştir.Oysa ki taziye evine sıkıntı vermek için gidilmez, yük almak için ,acısını paylaşmak için  gidilir.Tıpkı Allah resülünün (sav) Cafer b. Ebi Talib şehid olduğunda  etrafındakilere Cafer’in ailesinin üzüntüleri sebebiyle yemek hazırlayacak durumda bulunmadığını söylemiş onlara yemek yapıp Cafer’in ailesine götürmelerini öğütlemiştir.(Tirmizi/İbn-i Mace)

Vefat edenlerin yakınları dışındaki arkadaşları, komşuları ve diğer tanıdıklarına düşen görev, vefat edenin yakınlarına baş sağlığı dilemek, onların üzüntülerini paylaşmak için taziyede bulunmak, cenaze namazına iştirak etmek, cenazenin defni için gereken yardımdan geri kalmamak, definden sonra cenaze evindekilerin üzüntü ve kederli bir durumdayken bir de yemek-bulaşık vs. ile uğraşmak durumunda kalmamaları için onlara yemek göndermek ve ev işlerinde yardımcı olmak şeklinde özetlenebilir. Bunun aksine , cenaze sahiplerinin kendilerini taziyeye gelenleri ağırlama mecburiyetinde hissetmelerinin ne insani, ne vicdani ne de dini teamüllere uygun düşmediğini unutmamak gerekir.

Son olarak Din İşleri Yüksek Kurulu’nun bu konuyla ilgili fetvasını burada zikretmek isterim:

“Bir yakınını kaybetmenin üzüntü ve sıkıntısı içinde olan cenaze sahiplerinin taziye için gelen misafirlere yemek hazırlayıp sunması, ilave bir telaş ve sıkıntıya sebep olacağından mekruh görülmüştür(İbn-i Abidin/Reddül Muhtar). Bunun yerine komşular veya yakınlarının cenaze sahiplerine ve gelen misafirlere ikramda bulunmaları sünnettir(Tirmizi/Cenaiz). Bunun yanında cenaze sahiplerinin mezarlıkta  veya evde helva , ekmek gibi şeyler dağıtmalarının dini bir dayanağı yoktur.Dini bir gereklilik görmeden yapılmasında bir sakınca olmayacağı söylenebilirse de  bu tür uygulamaların kısa süre sonra cenazeyle ilgili bir dini hüküm olarak algılanması tehlikesi bulunmaktadır.Dolayısıyla bu ikramlar dini bir zorunluluk olarak yapılırsa BİDAT ve HURAFE sayılır.”

Bu ve bunun gibi bidat ve hurafelerden en kısa zamanda kurtulmak temennisiyle…

Ölmüşlerimize rahmet, geride kalanlara sıhhat ve selamet diliyorum.

SAĞLICAKLA KALIN!!!

İhsan TOKGÖZ

                                                                                                                                                       18.11.2021

Makaleyi sesli olarak aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz.

https://youtu.be/ZXUTZ05JVjM

 

Related posts

Pandemi şartlarında köyümüzde Cuma Namazı

Ümit ÖZKAN

Kırımlı Tatar Şarkıcı CAMALA TÜRKİYE de

Ümit ÖZKAN

Veyis TAŞDEMİR in Hicaz Ezan kıraati

Ümit ÖZKAN

Yorum Gönder